Veliköy Mh. Vatan Cd. No:15-19 Çerkezköy / TEKİRDAĞ
05327344804
gokhan@turktest.com.tr

KAZALARIN KÖK NEDENLERİ

KAZALARIN KÖK NEDENLERİ

Kazaların kök nedenleri konusu su götürür bir konu bana göre. Nereye çekmek isterseniz oraya. Hani yangının sebebini belirleyemeyince “elektrik ark yapmış canım!” misali.

Temel nedenler nedir bu konularda neler yapılabilir onları konuşmak lazım. İlk aklıma gelen EĞİTİM. Eğiticinin eğitimi kaç uzmana verildi? Uzmanların yeterli pedagojik formasyonu var mı? Yetişkin eğitiminde yetkinler mi? Hepsini geçelim eğitimi vermeleri gereken sürede ve seviyede vermeye çalışıyorlar mı? Belki de en başa dönüp uzman yetiştirme eğitimini sorgulamak lazım (90 saat uzaktan+90 saat örgün ve sonrasında 40 saat staj). Kaç uzman layıkıyla eğitimini tamamladı? Sınıflarda kaç kişi eksikti?

İkinci olarak DENETİM. Devlet (görevlileri) yasaları, yönetmelikleri çıkarıyor ama ya denetime çıkıyor mu? Çıkılan denetimlerde basma kalıp kontroller mi yapılıyor yoksa adam gibi! denetleme ve yol gösterme mi yapılıyor? Denetlemelerde akçeli işler dönüyor mu? Yeraltı ocağına takım elbise ile giren müfettişin nasıl oluyor da sadece paçası tozlanabiliyor?

Üçüncü konu İŞVEREN. Aman bana para deme zaten ihaleyi kaça aldık? Aman onu yazma yazarsan seninle çalışamayız. Hoca piyasada uzman çok parayı kimden aldığını unutma vs. çalışanı korumak için değil de kendini korumak için uzmanla çalıştığını düşünen işveren kalıbı oluşuyor gözümün önünde.

Dördüncü ve son konu ÇALIŞAN. Zurnanın son deliği diyebiliriz ama aslında başlangıcı ve temelidir onlar. En çok zararı onlar ve aileleri görür. En fazla kayba onlar uğrar. Hayatlarıdır ortada olan ama ne kendileri kendilerine değer verir ne de başındaki amiri, işvereni. Hani neredeyse tohumuna para mı verdim diyebilecek kadar ileri gidenleri olur. Daha nazik amirleri ise çalışana bir selamı vermekten aciz olabilir. Peki ya kendilerini neden bu kadar değersiz hissederler? “Çizmelerimi çıkarayım mı sedye kirlenmesin?” diyecek kadar kendini değersiz hissetmesinin sebebi nedir işte bunu iyi irdelemek, sebepleri iyi analiz etmeli sosyologlar. Aslında kendinden sonrakine verilen değer de vardır o soruda. Benden sonraki arkadaşım çamurlu yere yatmasın düşüncesi.

Kazaların %98’i doğrudan veya dolaylı insandan kaynaklanıyor. Yani gerekli önlemler alınabilirse sadece eğitimlerle veya çok az maliyetlere her 100 kazadan 98’e yakını engellenebilir. Peki o zaman niye her gün 3-4 çalışan hayatını kaybediyor. Niye 10 yılda bir toplu ölümler yaşanıyor?

Kanımca güvenlik kültürünün ne olduğunu bilmemekten, önemsememekten, yılgınlıktan, işini layıkıyla yerine getirmeye çalışmamaktan, sorumluluk duygusunun yerleşmemesinden. Virgülleri çoğaltmak mümkün… Özetle İŞ AHLAKI denilen kavram hayatımızdan çıktığından beri birileri pisi pisine ölmeye başladı. Çalışanın teri kurumadan hakkını ver diyen dinin mensupları olmaktan çıkıp çalışanı köle olarak görmeye başlayanlar olduğu sürece biz iş güvenliği uzmanları kazaların kök sebepleri üzerine kafa patlatırken birileri mezara defnedilir ve birileri de kazandığı kanlı paralarıyla sefa sürer.

 

NOT: YAPILAN GENELLEMELER KİMSEYİ KARALAMA MAKSADI TAŞIMAMAKTADIR. İŞİNİ İYİ YAPAN UZMAN, DENETÇİ, İŞVEREN VE ÇALIŞANLAR OLDUĞU SÜRECE DE ÜMİT VAR DEMEKTİR =)

Kemal AKBULUT

 

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.