Veliköy Mh. Vatan Cd. No:15-19 Çerkezköy / TEKİRDAĞ
05327344804
gokhan@turktest.com.tr

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Maliyeti

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Maliyeti

İş Sağlığı ve Güvenliği Maliyet mi Kazanç mı?

Günümüz çalışma koşullarında, etüt içeriğinde de yer verildiği üzere
iş sağlığı ve güvenliğinin genel ekonomi kadar işletme ekonomisi
üzerindeki etkileri de oldukça önemlidir. Kaza ve hastalıkların tazmini
için ödenen maliyetler, önleyici iş sağlığı ve güvenliği faaliyetleri
için katlanılacak ödemelere göre çok daha büyüktür. İş sağlığı ve
güvenliğine gereken önemi vermeyen işverenler; kaza sonrası katlanması
muhtemel tedavi masrafları, maddi ve manevi tazminatlar, mahkeme
masrafları, yeni alınan çalışana ödenecek ücretler, yeni alınan
çalışanın eğitimi, zarar gören kurumlara yapılacak ödemeler (rücu
davaları), makine ve teçhizatın onarım giderleri vb. maliyetlerle
karşılaşabileceklerinin bilincinde hareket etmelidir

Gaziantep’te yapimi suren 12 katli insaatin dis cephe kaplama isini yapan iscilerin calistigi iskele coktu. Akkent Mahallesi’nde Ibrahim Kaplan Insaat’a ait Asce Camlica Konutlari’nda 12 katli binanin 8’inci katinda bulunan iskelenin cokmesi sonucu 2 isci hayatini kaybederken, 4 isci ise yaralandi. 6 cocuk babasi Haci Cevik (52) ve Abdulkadir Atici olay yerinde hayatini kaybederken, Mehmet Erkac, Ferhat Erkac, Yunus Erkac ile ismi ogrenilemeyen 1 kisi yaralandi.

İş kazalarının şirketler için maliyet ve faydaların hesaplanması,
önleyici faaliyetlerin başlatılmasını teşvik edecek yönetim düzeyindeki
farkındalığı artırabilir. Bu taktirde, kazaların ve iş sağlığı ile
ilgili sağlık sorunlarının azaltılmasına neden olacağı düşünülmektedir.
Bu makalede çoklu vakalardan değil gerçekten yaşanmış tek vakadan
hareket edilerek önlenebilir bir kazanın hem kolayca ve ucuz bir
maliyetle kaza olmadan işverenin nasıl güvenli çalışılabileceği
gösterilmeye ve iş sağlığı ve güvenliği maliyetinin nasıl yönetilmesi
gerektiği amaçlanmıştır.

işverenlerin şirket yönetim uygulamalarına katma değer sağlayan bir
yönetim sorunu olarak maliyet ve fayda hesaplamasını dikkate alarak iş
sağlığına ve güvenliğine yatırım yapmanın iyi bir iş anlayışı
oluşturduğunu göstermek  ve iş kazası maliyet hesaplamasına görünen
maliyetler amacıyla mesaj verilmeye çalışılmıştır.

29 yaşında bir işçi, İzmit’de bir  Deniz Tersanesi’nde alt işveren
firmanın (taşeron firmanın) A Şirketi işçisi olarak çalışırken 13 Mayıs
2006 tarihinde, tersane inşaatına hazır beton sağlayan firmanın beton
pompası hortumunun patlaması sonucu inşaatta 7 metre yüksekliğindeki
çalıştığı yerden zemine düşmüştür. Bu sonucu, omuriliği kırılmış ve %
100 malul kalarak kendi bakımını yapamaması nedeniyle sürekli
başkalarının bakımına muhtaç hale gelmiştir. Açılan dava sonucunda;
mahkeme tarafından 727.530,12 TL. maddi ve 100.000 TL. manevi olmak
üzere toplam 827.530.12 TL’nın kaza tarihi olan 13/05/2006 tarihinden
itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan asıl işveren B
Şirketi AŞ. ve kazalı işçinin işvereni A Şirketi A.Ş. ile hazır beton
mikserinin sahibi C  Şirketi AŞ’den müştereken ve müteselsilen alınarak
tazminat olarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Yerel Mahkeme
tarafından verilen bu karar Yargıtay tarafından da onanmıştır.
Yargıtay’ın onama kararından sonra mahkeme giderleri ve ücretleri dahil
faizleri ile birlikte kazalanan işçiye toplam 1 milyon 650 bin TL. tazminat ödenmiştir.

Betonun dökülmesi sırasında meydana gelen boru patlamasının; asıl
işveren şirketi olan B şirketinin   beton döküm sırasında ön kontrolleri
yapmaması, C beton şirketine ait beton mikseri boru kelepçelerinde
emniyet piminin bulunmaması, boruların zemine sabitlenmemesi, belirli
aralıklarla periyodik olarak gözle ve cihazla çatlak kontrolü yapılması
gerekirken yapılmaması , ayrıca operatörlerin pompa kullanımı ile ilgili
eğitimlerinin bulunmaması, alt işveren A şirketi işçisine gerekli
eğitimin ve kişisel koruyucu malzeme kullandırmaması, bu kazanın meydana
gelmesinde başlıca nedenlerin arasında olduğu mahkemece tayin edilen
bilirkişilerce tespit olunmuştur.

Oysa, bu önlenebilir bir iş kazası idi. Zira,
yukarıda sayılan uygunsuzlukların giderilmesi için yani C şirketi ve B
Şirketi, döküm öncesi yapılması gerekli kontrollerin (akredite edilmiş
bir firmaya periyodik kontrollerin ve çatlak kontrollerinin)
yapılmasına, boruların zemine sabitlenmesine ve operatörlere ve işçilere
eğitimlerinin sağlanmasına, kazalanan işçiye gerekli kişisel koruyucu
malzeme teslimine ilişkin toplam 6.250.00 TL. para harcasaydı hem kazaya
uğrayan işçi ömür boyu sakat kalmayacaktı hem de adı geçen işverenler
tazminat olarak 1.650.000.00 TL ödenmeyecekti. İş sağlığı ve güvenliği
maliyeti bu aşamada anlattığımız örnekteki gibi aslında ne kadar önemli
olduğunu gösteriyor.

Sonuç olarak, kaza geçiren tarafından alınmış olunan 1 milyon 650 bin
TL. tazminatın, iş kazası yaşayan bu işçinin sağlığını geri
getirmeyeceği açıktır. İşyerlerinde iş kazalarının olmaması, dolayısıyla
işçilerin ölmemesi veya sürekli iş göremez hale gelmemeleri için
işverenlerin önlem almada daha özen göstermeleri gerekir. Çünkü önlemek,
hem daha kolay hem de kazalardan kaynaklanan zararlardan çok daha
ucuzdur. Buna ilaveten daha insancıldır. İşverenlerin önlem almanın
maliyetinin fazla olduğunu iddia edenleri çoğunluktadır. Bu nedenle iş
güvenliği önlemlerini almaktan kaçınmaktadırlar. Bazı iyi niyetli
araştırmacılar sermayeyi ikna etmek, sonuçta bir kaç kişi dahi olsa
insanların yaşamını kurtarmak açısından işin ekonomik boyutunun
gösterilmesi gerektiğini savunurlar. Olayın “önleme” boyutuyla ele
alınması demek, sadece işyeri bazında risklerin tespitini yapıp alınması
gerekli önlemlerin maliyetlerini ele almada başka bir bakış açısıdır.
Bu bakış açısıyla ilgili gözden kaçırılmaması gereken husus, iş sağlığı
ve güvenliğinin proaktif yaklaşımla uygulanması ile işverene sağlayacağı
ekonomidir. Diğer bir anlamda, bu bir rasyonelitedir. Bu esasen
kapitalizmin de doğasındadır. İş sağlığı ve güvenliği maliyeti  büyük
yada küçük gerçekleşen her türlü kazalarda bu maliyet hesaplamasının
önemi çok yüksektir.

Çağımızda teknolojide ileri ülkelerde bile işverenler, genellikle
işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemlerini uygulamanın çok
pahalı olduğunu ve yatırım geri dönüşüme ilişkin maliyeti haklı
çıkarmak için yeterli olmadığını savunurlar. Oysa, İş Güvenlik Uzmanları
ve İşyeri Hekimleri, bunun yanlış bir argüman olduğunu bilmektedirler.
ABD “National Safety Council” Ulusal Güvenlik Konseyi’ne göre, tüm
endüstrileri ulusal olarak değerlendirirken, bir iş günü kaybı yaratan
yaralanmalar için doğrudan ve dolaylı ortalama maliyeti 28.000 $’ın,
ölümlü bir kazada ise ortalama 910.000 $’ın üzerindedir.

Açıkça, işyerinde meydana gelen ölümlü iş kazaları finansal olarak
işverene maliyeti yüksektir. Bununla birlikte ölümcül kaza geçiren
işçinin ailesinin ve iş arkadaşlarının manevi kayıplarının gerçek
maliyeti daha yüksektir.

Para cezalarından kaçınma ve yasal zorunluluklarını yerine getirme,
iş sağlığı ve güvenliği programlarını uygulamada bir çok işvereni motive
eder. Bunlar, geçerli nedenler olmakla birlikte, esasen işverenler
işyeri güvenliği programlarını oluşturmaları gerekir. Çünkü yapılması
gereken ve doğru olan da budur. İşverenler, çalışanlarına ahlaki bir
yükümlülük hissetmeli ve güvenli ve sağlıklı bir iş ortamı
sağladıklarından emin olmalıdır.

Kurumsal nitelikli işyerlerindeki çoğu yöneticiler, iş sağlığı veri
güvenliği politikalarını tartışma konusu yapmazlar. Çünkü yukarıda
açıklandığı gibi proaktif yaklaşım gereği önlem almanın daha kolay
olduğunu ve  iş sağlığı ve güvenliği maliyetinin maliyetinin daha düşük
olduğunu bilirler.

İş sağlığı ve güvenliği bütün çalışanlarla beraber tüm ülkeyi
ilgilendiren en önemli unsurlarından biridir. İş sağlığı ve güvenliğine
ilişkin tüm bileşenler, temel insan hakları, çalışma yaşamı ve ülkelerin
gelişmişliklerini gösteren en önemli unsurlardan biridir. Özet olarak,
işyerlerinde görev ve sorumlulukların açıkça tanımlandığı bir sistem
içerisinde, kaza ve hastalık şeklinde ortaya çıkan tehlikelerden
çalışanları korumak için proakif yaklaşımı içeren iş sağlığı ve
güvenliği kültürü oluşturulmalıdır.

Esas amacımız, işverenlerin ve işçi örgütlerinin ve temsilcilerinin,
politika yapıcılarının, firma yöneticilerinin ve yetkililerinin sağlık
ve güvenlik yönetiminin ekonomik yönlerini gözden geçirmelerini
sağlamaktır. Özetle, İş kazaları ve işle ilgili hastalıklarının
maliyetleri, topluma, şirketlere ve bireylere önemli bir yük
getirmektedir. Kaza ve işle ilgili hastalıkları maliyetlerinin eşit
olarak dağıtılamayacağına, büyük bir kısmının şirketlere olmak üzere
şirketlerden topluma ve bireylere kaydırıldığına inanıyoruz. Yine de, bu
şekilde kaybolan tüm kaynaklar ve üretken kapasite daha da önem
kazanmakta, ayrıca İş kazaları ve işle ilgili çalışanın sağlığının
bozulması, ekonomik büyümeyi de engellemektedir.