Veliköy Mh. Vatan Cd. No:15-19 Çerkezköy / TEKİRDAĞ
05327344804
gokhan@turktest.com.tr

İş Kazaları ve Meslek Hastalıklarında Tazminatlar ve Talepler

İş Kazaları ve Meslek Hastalıklarında Tazminatlar ve Talepler

İş Kazası Tazminatları

İşveren hakkında işçinin iş kazaları ve meslek hastalıklarında tazminat davası açmak hakkı mevcut olduğu gibi, Sosyal Sigortalar Kurumunun da, İşveren ve üçüncü şahıslar hakkında Sosyal Sigortalar Kanununun 10. ve 26. maddelerine göre rücu tazminatı davası açmak hakki mevcuttur.

İşçinin işverenden isteyebileceği manevi tazminat, Borçlar Kanunu ‘nun 47. maddesine göre, zarara uğrayan kişiye veya bu nedenle vefat eden kişinin ailesine çekilen acı elem ve ıstırapları hafifletmek amacıyla, hakimin takdir ettiği uygun bir miktar paradan ibaret olup, matematiksel yönden herhangi bir hesabi gerektirmemektedir.

İşçinin işverenden isteyebileceği maddi tazminatı ise daima matematiksel yönden hesaplamayı gerektiren ve zararın gerçek miktarını bulmaya ve karşılamaya yönelik bir tazminat çeşididir.

İş kazaları ve meslek hastalıklarında tazminat sonucunda İstenebilecek maddi tazminat üç çeşitten ibarettir:

  • Rücu tazminatı 
  • İş göremezlik tazminatı 
  • Destekten yoksun kalma tazminatı 

 Tazminatlar hakkında kısa bilgiler verecek olursak:

Rücu tazminatı geri alma tazminatı anlamına gelen bu tazminat daha önce, Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmış olan zararlar tutarının, Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 10. ve 26. maddelerine göre, kusurlu İşverene Veya üçüncü şahıslara ödettirilmesinden ibarettir. Buna göre. rücu tazminatının esası, Sosyal SigortalarKurumu tarafından, Sigortalıya veya hak sahiplerine yapılmış Olan yardımlar tutarının ve eğer gelir bağlanmışsa. bu gelirin peşin sermaye değerinin, kastı veya kusuru bulunan İşverenden ya da üçüncü şahıslardan geri alınmasıdır. Sigortalıya, gerek kısmi gerekse tam İşgöremezlik durumlarında bağlanan gelirin peşin sermaye değerleri İle varsa yapılmış olan diğer yardımların tutarı (yol parası, protez, geçici İşgöremezlik ödeneği gibi), Sosyal Sigortalar Kurumunun işveren veya üçüncü şahıslar aleyhine.

Rücu nedir?sigorta Kanunun 10. ve 26. maddelerine göre açacağı rücu davalarındaki tazminat miktarına esas teşkil eder. Kanunun 10. maddesine göre, sigortalı çalıştırılmaya başlandığının veya yeniden İşe alınan sigortalıların süresi İçinde kuruma bildirilmemesi durumunda. bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının kurumca tesbit edildiği tarihten önce meydana gelen İş kazası, meslek hastalığı, hastalık Ve analık durumlarında İlgililerin sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Ancak, bu durumda. Kurumca yapılan ve İleride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarı İle gelir bağlanması durumunda hesap edilecek sermaye değeri tutan, sorumluluk ve kusur durumu aranmaksızın İşverene ayrıca ödettirilir. rücu hakkı nedir Kanunun 26. maddesine göre İse. İş kazası veya meslek hastalığı sonucunda, Kurumca sigortalıya veya hak sahibi kimselerine yapılan ve İleride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutan İle gelir bağlanması durumunda hesap edilecek peşin sermaye değeri tutarı. İşveren veya üçüncü şahıslara. bu kişilerin iş sağlığı ve güvenliği İle İlgili mevzuat hükümlerine aykırı olan eylemlerinin kusur derecesi ağırlığında, Borçlar Kanunu hükümlerine göre rücu edilir. Ancak, Kurum. sorumlu olanların sadece birisinden dahi, zararın tümünü talep edebilmektedir. 
Yüksek yargı organı kararlarına göre. rücuan tazminat davalarında davacı Kurumun davalıdan talep edebileceği miktar, zararlandırıcı olay nedeniyle hesaplanan gerçek maddi zararı aşamayacağı gibi, Kurumun tahsis ettiği gelirlerin peşin sermaye değerini de aşamaz. Rücuan talep edilen tazminat tutarı, bu meblağların altında İşe, talep tutarına İtibar edilmesi gerekeceği tabiidir. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, ölen sigortalının kasdı veya kusurunun bulunması durumunda İse. Kanun uyarınca hak sahiplerine yapılacak her türlü yardım ve ödemelerin tutan, Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2934 sayılı Kanunla değişik 26. maddesine göre ölen sigortalının hak sahiplerine Kurumca rücu edilememektedir.

İş göremezlik tazminatı Maddi tazminat olarak da adlandırılan bu tazminat Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi İle tanımlanmıştır. Buna göre, cismani bir zarara uğrayan kimsenin. İşgöremezlik ölçüsünde çalışmasının aksayacağı ve bu nedenle maruz kalacağı zarar ve ziyanın, kendisini çalıştırandan talep edebileceği prensip olarak kabul edilmiştir. Böylece. İş kazası veya meslek hastalığı sonucunda, meslekte kazanma gücünü az veya çok kaybeden bir İşçinin kaybı İle İlgili gerçek zararını, kendisinin Olayda tam kusurlu olması durumu dışında. İşverenden talep edebilme hakkı bulunmaktadır. 
Borçlar Kanunu’nun 46. maddesinde cismani bir zarardan söz edildiği İçin, meslekte kazanma gücü kayıp oranı ne olursa Olsun, bu kayıp karşılığı Olan zarar ve ziyanın İşverenden talep edilmesi mümkündür. geçici iş göremezlik tazminatı meydana gelen İş kazası veya meslek hastalığı durumlarında meslekte kazanma gücü kayıp oranı % 10 ve daha fazla İse, Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından sigortalıya sürekli İş göremezlik geliri bağlanmaktadır. 
Ancak, bu gelir sigortalının gerçek zararına uygun düşmemektedir. Eğer taraflar arasında anlaşmazlık çıkar ise işçinin iş kazaları ve meslek hastalıklarında tazminat hakkı vardır. bedensel zararlar nedeniyle tazminat Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından bağlanacak olan sürekli iş göremezlik geliri, yıllık kazancın %70’inin iş göremezlİk miktarıyla orantılı kısmından İbarettir. Tam iş göremezlik durumunda bu gelir, yıllık kazancın eşittir. Aslında, İşçinin tam iş göremezlikteki gerçek kaybı İşe kazancının tamamıdır. Diğer taraftan, İş göremezlik derecesi aşağı Olan durumlarda da İşçinin cismani bir zararı Olduğu halde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından sürekli İşgöremezlİk geliri bağlanmamaktadır. 
Ayrıca, işçiye gelir bağlanması durumunda gelir, bordoda gösterilen ücret üzerinden hesaplanmaktadır. Bu durum İse, tavan ücretten fazla kazancı bulunan sigortalılara gerçek ücretine göre değil de, bordroda gösterilen ücrete göre gelir bağlanması anlamına geldiğinden, sigortalının gerçek zararı karşılanmış olmamaktadır.

Destekten yoksun kalma tazminatı Bu tazminat, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meydana gelen ölümlerde, ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler tarafından işverenden talep edilebilecek bir tazminat türüdür. Bu kişiler tarafından işverenden tazminat talep edilebilmesi için, hayatta iken destek durumunda olan işçinin ölümü İle, yardım gören kişilerin para İle ölçülebilecek bir zarara uğramış olmaları gerekmektedir. Bu durum. Borçlar Kanunu’nun 45. maddesinin İkinci fıkrasındaki, “Ölüm neticesi olarak, diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararım da tazmin etmek lazım gelir” hükmü İle düzenlenmiştir. 
Yargıtay kararlarına göre, ölen kişinin destek sayılabilmesi için. destek olduğu kişilere düzenli olarak yardımda bulunmuş olması gerekmektedir. Ancak, ölen ile destekten yoksun kalanlar arasında. miras ilişkisi veya nafaka yükümlülüğü gibi bir durumun bulunması şart değildir. Ölüm nedeni İle, Borçlar Kanunu’nun 45. maddesine dayanan destekten yoksun kalma tazminatı, destekten yoksun kalanlarla Ölenin yaşayabilecekleri muhtemel süreler İçerisinde (Bu süreler, uluslararası P.M.F. Yaşama Tablosu’na göre belirlenir), ölenin çalışıp kazanabileceği süredeki kazancı tutarından davacılara İleride yapabileceği yardım tutarının peşin ve toptan ödenmesinden İbarettir. destekten yoksun kalma tazminatı nedir iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda ölen sigortalı İşçinin desteğinden yoksun kalan eş, çocuklar, ana ve baba İçin hesaplanacak destekten yoksunluk tazminatı, İşçinin yıllık kazançlarında artırım uygulanmak suretiyle hesaplanmakta ve bu artırım, İşgöremezlik tazminatı hesaplamasında olduğu gibi % 10 üzerinden yapılmaktadır. Yine, tazminat hesaplanırken. vergi ve kesintiler düşüldükten sonra kalan net aylık ve dolayışıyla net yıllık kazanç üzerinden tazminatın tespiti gerekmektedir. 
Bir Ölüm Olayı sonucunda, çoğu defa birden çok kişi destekten yoksun kalmaktadır. Ölenin gelirinden, hayatta kalanların herbirince ayrılacak payların ne kadar olması gerekliği bilirkişiler vasıtasıyla tespit edilmektedir. Ölenin geliri tespit edildikten sonra, bu gelirin genellikle en az %30’u, ölenin kişisel giderleri olarak kabul edilmekte ve geri kalan miktar destekten yoksun kalanlara dağıtılmaktadır.  Destekten yoksunluk tazminatına hükmedilirken, ölümü meydana gelen İş kazası veya meslek hastalığı sonucunda ölenin kastı veya kusuru mevcut ise, bu kusur, tespit olunan tazminatın miktarından orantılı bir indirimi gerektirebilir. Ölenin, Ölüm Olayının meydana gelmesinde kastı mevcut İse, Örneğin İşyerinde yüksekten atlayarak İntihar etmişse,İş kazası sayılan bu Olay dolayısıyla destekten yoksunluk tazminatı talep edilmesinin İYİ niyet kurallarına aykırı düşeceği kabul edilmektedir. Ancak, bu durumların değerlendirilmesi, mahkemelerin kabulüne göre değişebilmektedir. 
Ölenin meydana gelen olayda kastı veya kusuru bulunsa bile, geride bıraktıklarının bu olaydan dolayı bir sorumluluğu olamayacağından, destekten yoksunluk tazminatında büyük bir İndirim yapılmaması, sosyal düzenleme bakımından daha uygun olabilmektedir.

İşveren olarak hem insan sağlığını korumak ve güvenli çalışma ortamı sağlamak, hem de bu tip ek tazminat yüklerine maruz kalmamak adına önce iş güvenliği…

  • İş Sağlığı ve Güvenliği
  • Ortam Ölçümleri
  • Periyodik Teknik Kontroller
  • Mobil Sağlık Hizmetleri
  • İşe Giriş Tetkikleri ve Muayeneleri
  • Çevre Danışmanlığı
  • Çevresel Ölçümler
  • Kalite Danışmanlığı
  • Kalite Belgelendirme
  • Mesleki Teknik Eğitimler
  • Mesleki Belgelendirme
  • Topraklama Ölçümleri
  • Tesisat Uygunluk Kontrolü ve Belgelendirmesi
  • İş Güvenliği Uzmanlığı
  • İşyeri Hekimliği
  • İşyeri Hemşireliği (Diğer Sağlık Personeli)
  • ATT-Hemşirelik Hizmetleri
  • Ambulans Hizmetleri

gibi bir çok alanda tüm işletmelere hizmet vermekteyiz.

Hizmetlerimiz hakkında bilgi ve destek almak için lütfen bizimle irtibata geçiniz.

İletişim için lütfen tıklayınız…