Veliköy Mh. Vatan Cd. No:15-19 Çerkezköy / TEKİRDAĞ
05327344804
gokhan@turktest.com.tr

Manevi Tazminat

Manevi Tazminat

6098 Sayılı Borçlar Kanunu Manevi Tazminat

İçerik

1. Kişinin Korunma Hakkı

2. Manevi Tazminat Nedir?

3. Manevi Tazminat Nitelikleri

4. Manevi Tazminat Belirlenmesi

-İşçinin Korunması

Her işyerinde işletme tehlikeleri ile karşılaşmak mümkün olup, bunların sebebiyet verdiği iş kazaları işçinin hayat ve sağlığına zarar verici nitelikte olabilir.

İşçinin işverene hem kişisel hem de ekonomik yönden bağımlı olması  işçinin kişisel ve iktisadi açıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunmasını zorunlu kılmıştır.

-Manevi Tazminat

Maddi zarar genellikle “mal varlığında eksilme” olarak tanımlandığına göre, manevi zararı  “kişi varlığında eksilme” ve “kişi haklarına zarar verme” olarak niteleyebiliriz.

Manevi
tazminatın anlamı, amacı ve işlevi öğretide tartışmalıdır. Bu konuda şu
görüşler ileri sürülmektedir:

-Tatmin Niteliği:

Manevi tazminat, acı ve üzüntüyü giderme ve öfkeyi yatıştırma parasıdır.

Zarar görene manevi tazminat adı altında ödenecek bir miktar para, belirli bir oranda da olsa onun acı ve üzüntülerini azaltıp dindirecek, huzur ve rahatlama duygusu yaratacaktır.

Manevi tazminat, acı ve üzüntüyü giderme ve öfkeyi yatıştırma parasıdır.

Zarar görene manevi tazminat adı altında ödenecek bir miktar para, belirli bir oranda da olsa onun acı ve üzüntülerini azaltıp dindirecek, huzur ve rahatlama duygusu yaratacaktır.

Yargıtay 22.06.1966 gün 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında benimsenen ve Yargıtay’ın çoğu kararlarında yinelenen bu görüş (acı ve üzüntüyü giderme, bir huzur ve tatmin duygusu yaratma görüşü), eski çağların öç almayı önlemek ve toplum barışını sağlamak için konulan kısas (göze göz, dişe diş) kuralını ve kısasın yerini alan “diyet” uygulamasını çağrıştırmaktadır.

-Ceza Niteliği:

Manevi tazminat konusunda bir başka görüş “ceza” görüşüdür.

Buna göre, manevi tazminatın zarar vereni “cezalandırma işlevi”  bulunmaktadır.

Zarar görene manevi tazminat ödenmekle, onun “öç alma duygusu” yatıştırılmakta; zarar verenin mal varlığının (tazminat ödemesi nedeniyle) azalması, zarar göreni ruhsal yönden rahatlatmaktadır.

Burada devlet yararına değil, mağdur yararına bir cezalandırma söz konusudur.

Bu görüşün uygulamada sağladığı bir kolaylık vardır ki o da, acı ve üzüntüyü ölçmek olanaksız iken, kusurun ve sorumluluğun ölçülebilmesidir.

-Telafi Niteliği:

Buna, manevi tazminatın, maddi tazminatı tamamlayıcı denkleştirme işlevi de denilmektedir.

Manevi tazminatta da bir “onarım ve giderim” söz konusudur.

Ancak ne var ki, maddi zararın giderimindeki somutluk ve açıklık, manevi zararın gideriminde soyut ve belirsiz kalmıştır.

-Caydırıcılık Niteliği:

Manevi tazminatın caydırıcılık işlevi, maddi tazminatı tamamlayıcı denkleştirme işlevi kadar önemli, üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.

Bu bağlamda, işveren, yeni bir iş kazası olmaması için iş yerinde daha sıkı önlemler alacaktır.

-Manevi Tazminat

Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.

Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.

Maddenin birinci fıkrasında “Bedensel bütünlüğün zedelenmesi” ifadesi kullanılmıştır.

“Vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesinden” daha tercih edilir bir ifade olmakla birlikte, “zedelenme” de doktrinde çok yerleşik bir terim değildir.

İkinci fıkrada yansıma yoluyla zarara “ağır bedensel zarar” dâhil edilmiştir. l818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesinde kullanılan “aile” kelimesi yerine, “yakınları” ifadesinin kullanılmıştır.

-Tazminatın Belirlenmesi

Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır.

Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.

Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.

Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.

Kanunun 55/2. maddesi, bedensel zararlara ilişkin olmak üzere, 818 Sayılı Borçlar Yasası’nda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür.

Öğreti ve uygulamadaki çağdaş gelişmeler göz önünde tutularak, hâkimin sadece ölüm hâlinde değil, ağır bedensel zararlarda da zarar görenin yakınlarına, manevî tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği kabul edilmiştir.

Borçlar Kanunu Tasarısı’nın manevi tazminat başlıklı 55. maddesi, yürürlükteki yasada yer alan “aile” kavramı, içtihat, doktrin ve kaynak ülke uygulaması doğrultusunda “yakınlar” olarak düzenlemiştir.

Ayrıca ağır bedensel zararlarda, yürürlükteki madde hükmünün aksine yalnızca zarar gören için değil, doktrin ve içtihat doğrultusunda, zarar görenin yakınları için dahi manevi tazminat hakkı tanınmıştır.

‘Ağır bedensel zararın takdirinde, zarara uğrayan organların önemi, oluşan iş görmezlik derecesinin oranı, uğranılan ruhsal zararın niteliği ve diğer durumlar gözetilecektir.

Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, sıfat ve temsil ettiği makamlar, ayrı bir takdiri kriter oluşturmaz.

Burada asıl olan insan ve insanın manevi değerleridir.

Yoksula az, seçkine çok tazminat fikrinin manevi tazminat hukukunda yeri yoktur.

Manevi tazminata hükmedilmesi durumunda, tazminat miktarının belirlenmesinde “somut veriler”e dayanılmasının mümkün olamayacağı açıktır.

Burada, tazminat miktarını belirleme yetkisi en geniş şekilde hakimin takdirine bırakılmıştır.

Hâkim, olayın özelliğine göre, yapılan saldırının niteliği, mağdurun kişisel durumu ve özellikleri, duyulan fiziksel ve/veya manevi acı, elem ve üzüntüyü göz önünde bulundurarak tazminatın miktarını belirleyecektir.