Veliköy Mh. Vatan Cd. No:15-19 Çerkezköy / TEKİRDAĞ
05327344804
gokhan@turktest.com.tr

Sahte Müfettişler Türedi

Sahte Müfettişler Türedi

Soma’daki 301 kişinin hayatını kaybettiği maden faciası, 10 kişinin hayatını kaybettiği İstanbul Mecidiyeköy’deki rezidanstaki asansör kazası ve son olarak Karaman Ermenek’te 18 madencinin 6 gündür mahsur kalmasıyla birlikte iş güvenliğine yönelik denetimler attı. Sahte müfettişlerin iş mevzuatı ile ilgili kitap, dergi ve benzeri nitelikteki yayınlar ile toplantı, yemek, seminer organizasyon davetiyeleri sattıkları yönünde duyumlar alındığına dikkat çeken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı, konuyla ilgili resmi yazıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu ve Türkiye Otelciler Federasyonu’nu uyardı.

A sınıfı iş güvenliği uzmanı, Yönetim Akademisi İş Sağlığı Güvenliği Koordinatörü Hüseyin Demirgıran bu kadar sıkıntının ve olumsuzluğun yanında sahte iş müfettişlerinin türediğine dikkat çekti. İş yerinde risk analizi yapmanın ve risklere tedbir almanın son zamanlardaki kazalarla bir kez daha ortaya çıktığını dile getiren Demirgıran, şunları kaydetti: “Muharrem ayında adeta bize Kerbela’yı yeniden yaşattılar. Yüreğimiz yanıyor. Çünkü bizler de iş sağlığı güvenliği unsurunun bir parçasıyız. İş yerlerinde risk analizi yapmayan işverenler kazaya davetiye çıkarıyor. Para kazanırken daha çok kazanayım diyerek kılı kırk yaranlar, çalışanın hayatı söz konusu olunca adeta kör oluyorlar. Mevcut iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları içler acısı, elini attığın yerden pislik çıkıyor. Kamu, özel, tüm işverenler 30 Aralık 2012 tarihi itibarı ile risk analizi yaptırıp tespit edilen tehlikelere karşı önlem almış olması gerekiyordu. Ancak bize gelen bildirimler ve yaptığımız araştırmalar gösteriyor ki kamu da dahil tüm işverenleri yarısından fazlası daha iş sağlığı ve güvenliği risk analizinin ne olduğundan haberi yok. Risk analizi yaptıranların yarısından fazlası da tespit edilen risklere tedbir almamış. Yani bu da şunu gösteriyor 6331 sayılı İş Sağlığı Güvenliği Kanunu’nun hala kağıt üzerinde pratik hayatta sıkıntı büyük. Tedbir almadıktan sonra risk analizinin hiçbir anlamı yok.”

“KAMU KURUMLARI BİLE RİSK ANALİZİ YAPTIRMIYOR”

Halen işyeri risk analizi yaptırmayan kamu ve özel kuruluşların bulunduğunu öne süren Demirgıran, “İşverenler 200 bin liralara ulaşan cezalarla karşı karşıya. Görevlendirilen kişileri, hizmet alınan kuruluşları, başka işyerlerinden gelen çalışanları ve bunların işverenlerini İSG riskleri konusunda bilgilendirmemek bin 680 lira, risk değerlendirmesi yapmamak veya yaptırmamak 3 bin 361 lira, risk değerlendirmesi yapmamaya veya yaptırmamaya devam etmenin cezası da 5 bin 41 lira. Her ay aykırılığın devamı halinde, risklerin belirlenmesine yönelik gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların yapılmasını sağlamamak da bin 680 lira cezayla karşı karşıya kalınıyor. Cezalar uygulanıyor mu? İhmaller cezalandırılıyor mu, bilmiyoruz. Çalışma Bakanı, ’50 yerden baskı yapılıyor’ dedi. Pratik açıdan bakıldığında, risk değerlendirmesi özellikle insanlara, çevreye zarar neden olacak tehlikeli durumları tanımlamak için işyerine kapsamlı bir bakıştır. Tanımlama yapıldıktan sonra, muhtemel riskleri değerlendirmek ve daha sonra etkili bir şekilde tehlikeleri engellemek veya olası zararı en aza indirmek için alınacak önleyici (proaktif) kararları almak açısından çok önemlidir. İşyeri risk analizi yapmak iş sağlığı ve güvenliği planlamasının temelini oluşturmaktadır.” diye konuştu.

Risk değerlendirme sürecinin amacının; bir tehlikeyi ortadan kaldırmak veya gerektiğinde, tedbirleri artırarak ilave önlemler alarak ve ekleyerek risk düzeyini azaltmak olduğuna dikkat çeken Hüseyin Demirgıran, değerlendirmelerin işyerinde iyi bir uzmanlık ve çalışma bilgisine sahip bireylerin bir araya gelerek oluşturduğu ekip tarafından yapılması gerektiğini dile getirdi.

SAHTE MÜFETTİŞLER TÜREDİ, BAKANLIK RESMEN UYARDI: DOLANDIRICILARA FIRSAT VERMEYİN 

Çalışma hayatındaki sorunlara rağmen son zamanlar da sahte müfettişlerin türediğini öne süren Demirgıran, konuyla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu ve Türkiye Otelciler Federasyonu’nu uyardığını söyledi. Yazıda; son günlerde bazı kişilerin sahte belgeler düzenlemek suretiyle ‘İş Müfettişi’ ünvanını kullandıkları ve işyerlerine giderek teftiş yapacaklarını beyan ederek menfaat sağlamaya çalıştıkları ve iş mevzuatı ile ilgili kitap, dergi ve benzeri nitelikteki yayınlar ile toplantı, yemek, seminer organizasyonu davetiyeleri sattıkları yönünde duyumlar alındığına dikkat çekildi. Bakanlık ve İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın kamuoyu huzurunda rencide eden bu tür olaylar dolayısıyla açıklama yapmanın zaruri olduğuna vurgu yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Başkanlığımızca ücret karşılığında herhangi bir kitap, dergi ve benzeri nitelikte yayın satılmadığı gibi, yine bu nitelikte eğitim, bilgilendirme ve benzeri bir faaliyetimiz de bulunmamaktadır. İş müfettişleri teftiş faaliyetlerinin kanun, tüzük ve yönetmelikler ile sair mevzuata uygun olarak önceden hazırlanan ve kendilerine verilen teftiş programları dahilinde yürütmekte olup, teftiş için gittikleri iş yerlerinde, işverenlere ve ilgili kişilere ‘İş müfettişi kimlik belgesi’ni göstermek suretiyle kendilerini tanıtırlar. İşverenler ve ilgili diğer kişilerin benzer durumlarla karşı karşıya kalmaları halinde, ilgililerden kimlik belgesini göstermelerini talep etmelidirler.”

Haberin Yayınlandığı Adres: http://www.cihan.com.tr/news/Huseyin-Demirgiran_3546-CHMTU3MzU0Ni8z

 

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.